A W223141 15

Trabzon ve Giresun'un ortak kullandığı yüzlerce yayla evinin bulunduğu Sisdağı Yaylası, kaçak ve çirkin yapılaşmanın en kötü örneğini gözler önüne seriyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan 2 bin 182 rakımlı Sisdağı Yaylası, kaçak yapıların yıkılmasına rağmen çarpık yapılaşmanın en kötü örneklerinden biri olarak gösterilmekten kurtulamadı. Betonarme yapılarla site görünümüne kavuşan Sisdağı Yaylası artık Türkiye'nin 82. ili olarak anılırken, yayla sakinleri Sandık Gölü mevkisinin mesire olarak işletilmek üzere tesisleşmeye açılmasına yönelik karara tepki gösterdi. Doğal yapının bozulmaması ve endemik bitki çeşitliliğinin korunması amacıyla imza toplayan yöre sakinleri inşaatın durdurulması için müracaatta bulunurken, yaklaşık 7 dönümlük alanda başlatılan projede bungalov, restoran ve kamelyalar yer alacak.



Jandarma ve yayla sakinleri arasında gerginlik yaşandı

Sis Dağı'na çıkan yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden biri haline gelen, etrafındaki zifin çicekleri ile ilgi çeken Sandık Gölü ve Şelalesi çevresinde tesis yapılmak üzere başlatılan çalışmalarına tepki gösteren yöre sakinleri göl çevresinde basın açıklaması yapmak istedi. Basın toplantısı yapılacak alana gitmek isteyen yöre sakinleri ile şirket çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yayla sakinleri tarafından proje alanına çekilen şeritler ve tabelalar sökülürken, olaya jandarma ekipleri de müdahale etti. Jandarma ekiplerince inşaat alanına girmeye çalışan yayla sakinlerine izin verilmezken kısa süreli gerginlik yaşandı. İnşaat alanına giremeyen yayla sakinleri Sandık Gölü çevresine giderek basın açıklaması düzenledi.

A W223141 08

‘Atalarımızın anılarını yok etmeyin' ‘toprağıma dokunma' ve ‘Turizm yatırımı bahane sis dağını ranta kurban etme' yazılı pankartlar ile Sandık Gölü'nde tesisleşmeye tepki gösteren yöre halkı adına basın açıklamasını okuyan Nusret Özendi, Trabzon ve Giresun'un ortak yaylası olan Sisdağı'nın incisi Sandık Gölü ve çevresinin katledildiğini söyledi. Özendi, “1780 yılından beri atalarımızdan bozulmadan miras kalan, yaylamızın marka yüzü Sandıklı göl alanını, bir avuç Rantcı keyif sürsün diye yıkılmasına ve betonlaşmasına, yöre halkı olarak razı olmadığımız için burada toplandık. Yaylalar bizim emsalsiz miraslarımız. Bizden sonraki nesillere taş ve çöp dağları bırakmamak için bu mirası koruyup yaşatmakla mükellefiz. İşte tam öyle bir yerdeyiz. Çam ağaçları, zifin çiçekleri, çalı çileği, diken çileği, yabani böğürtlen, sarı kantaron çiçeği, kekik, aslan pençesi, sümbül çiçeği ve daha birçok endemik bitkinin olduğu, yöre halkının buluşma yeri, mutluluklarını paylaştıkları, deresinde serinledikleri, çileğini toplayıp, ormanlarında yürüdüğü manzarayı keyifle izleyebildiği bu yeri, sermaye sahipleri rant projesine çevirip ceplerini doldurmak istiyorlar. Yöre halkının bu ortak değerini, Allah vergisi bu güzel doğayı, ücretli hale getirmek istiyorlar. 2016 yılında orman vasfından hukuka uygun olmayan usullerle, bireysel ilişkilerle mesire alanına çevrilen bu alan özel bir şirkete kiralandı. Kurumlardan, bireysel ilişkilerle izin alınarak, Sandık Gölü'nün hemen yanı başına bungalovlar, tuvaletler, restoran, ve satış yeri yapmak için proje hazırlandı. Bu alanda yapılan inşaatlarla endemik bitkileri ve doğal güzelliği yok edecekler. Yöre halkının ücretsiz özgürce girdiği mesire alanı bir şirketin özel mülkü haline gelecek. Atalarımızın koruyup kolladığı yerler rant alanına dönüşecektir. İnsanlarımız kendi yaylasında yabancı muamelesi görecek. Elimizde kalan doğal güzellikleri korumak istiyoruz. Bilindiği üzere son dönemde çarpık yapılaşmaya Cumhurbaşkanımız da dikkat çekmiş, bu kötü gidişatı düzeltmek adına süreçlere müdahil olmuştur. Bu projeye izin verenleri ve bu projeyi uygulayanları bu yanlıştan biran önce dönmeye davet ediyoruz” dedi.

A W223141 20

EMEP Tepki Gösterdi! EMEP Tepki Gösterdi!

A W223141 23

İHA