Giresun Çanakçı’dan geçerek Karadeniz’e dökülen Görele Çayı üzerine yapılacak beşinci HES projesinin ÇED olumlu kararını iptali için açılan davada hakim talebi reddederek, itiraz yolunu da kapatacak şekilde karar verdi. Çevreci avukat Remzi Kazmaz, kararın “vicdani” olmadığını ifade ederek bölgenin yok olacağına dikkat çekti.

Giresun’un Çanakçı ilçesinden Doğu Karadeniz Havzası’nda Görele Çayı üzerinde kurulacak olan 11,320 MW kurulu güce sahip Görele Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali’ne verilen ‘ÇED olumlu raporu’nun iptali için dava açan yöre halkı ve çevreciler beklenmedik bir sonuçla karşılaştı.

Keşaplı Rektör Yılmaz Can’ın Bulancak aşkının sebebi nedir? Keşaplı Rektör Yılmaz Can’ın Bulancak aşkının sebebi nedir?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilen ‘ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için açılan dava Giresun İdare Mahkemesi ürütmenin durdurulması talebimizin reddine dair itiraz yolu kapalı olmak üzere karar verdi. Karar sonrası açıklamalarda bulunan çevreci avukat Remzi Kazmaz, “Karar kanuna uygun görünse de hukuki ve vicdani olduğunu söylemek pek mümkün değildir” dedi.

Birçok çevre davasına girdiğini aktaran Av. Kazmaz, “Daha önce açmış olduğumuz ÇED kararlarının iptaline ilişkin davalarda hiçbir zaman bu işlemi ivedi işlerden görüp de yürütmenin durdurulması talebimizin reddine dair kararlara karşı itiraz yolunun kapatılmış olmasına dair kararlarla karşılaşmamıştık” diye konuştu.

DJI_0307

“MAHKEMELERİN GELDİĞİ SON DURUM”

“Bu karar hukuk ve mahkemelerin geldiği en son durumu anlatmak için iyi bir örnek” diyen avukat, “Özellikle dava konusu HES projesinin çevre üzerinde açık ve gerçek anlamda tahribat ve yıkıma sebep olacak. O bölgede yaşayan canlıların ve bitki örtüsünün olumsuz olarak etkileneceğine dair birçok bilgi, tehlike ve ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak olayların mevcudiyeti sabit olup bir gerçekliktir.

“KUŞDİLİ YOK OLACAK”

Çanakçı Deresi üzerinde dört adet daha HES’in olduğunu aktaran Remzi Kazmaz, “Dereye bırakılacak can suyunun yetersiz olması sonucu bu bölgede yaşayan sucul canlılar ve bitki örtüsünün yaşam alanlarının ihlal edileceği açıktır. İçme suyu kaynaklarının, tarım ve hayvancılığın olumsuz etkileneceği HES projesinin yerleşim alanlarına çok yakınlığı sebebiyle de inşaat aşamasında ve projesinin sonunda işletim aşamasında da insanların yaşam alanlarını tehdit ediyor. Bölgede UNESCO mirası olarak tescilli Kuşdili ile ünlü Kuş Köy de yok olma ile karşı karşıya kalacak. Ayrıca koruma altına alınan tarihi köprü, değirmen gibi korunması gereken kültür varlıkları da HES’ten etkilenecek. Bölgede nesli tükenmekte olan kırmızı benekli alabalık ve su samurları da yok olma tehlikesi yaşayacak” ifadelerini kullandı.